Wuppertal’da Dünya Kadınlar Günü Coşkuyla Kutlandı

08.03.2013 tarihinde saat: 16:00’da Wuppettal şehir merkezinde Dünya Kadınlar Günü Coşkuyla Kutlandı
Bu haber 08 Mart 2013, Cuma 19:54:42 eklenmiştir ve Her Hakkı Saklıdır. Site İçindeki Haberler Kaynak Gösterilmeden Yayınlanamaz.

RojaWelat / Wuppertal

 

Haberin Videosunu İzlemek İçin Burayı Tıklayınız

 

08.03.2013 tarihinde saat: 16:00’da Wuppettal şehir merkezinde bir çok kadın örgütünün katılımıyla 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar günü kutlandı.

 

Şehir merkezinde düzenlenen 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü etkinliğine, Kürdistan Kadınlar Birliği Derneği (KOMJİN), Sosyalist Kadınlar Birliği Derneği (SKB), Caurage, MLTD, Karawane ve Piratenpartiei dernekleri katıldı.

 

Etkinlikte KOMJİN adına hazırlanan basın metnini Gülistan Cengiz okudu.

 

Konuşmaların yapıldığı, Halayların çekildiği 8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliği saat: 18:00’da olaysız bir şekilde büyük bir coşkulya sonlandırıldı.

 

Cengiz’in okuduğu basın metnini aşağıda olduğu gibi yayınlıyoruz

 

“Barış ve adaletten yoğun olarak söz edildiği şu günlerde, ülkemiz önemli gelişmelere gebe. Kürt sorununun çözümü konusunda ılımlı bir havanın yaratıldığı tarihi bir dönemden geçiyoruz. Arkasındaki niyet, gerekçe ne olursa olsun Kürt sorunun demokratik yollardan çözümü konusunda en büyük engellerden birisi olan silahların susması, çok önemli bir gelişme elbette ki. Kendine demokratım diyen herkesin, bu süreci desteklemesi ve yardımcı olması gerekir.

 

Şiddetin son bulması açısından yaşanan bu olumlu gelişmelerin yanında durum, kadınlar açısından değerlendirildiğinde tablo ne yazik ki, hiç de iç açıcı değil.

 

Bizler, dünyanın neresinde yaşarsak yaşayalım, 8 Mart'ı sömürüye, şiddete, savaşa ve baskıya karşı başkaldırı günü olarak kutluyoruz. Çünkü bizler çok iyi biliyoruz ki, savaşı kim kazanırsa kazansın, biz kadınlar hep kaybedenleriz. Çocuklarımızı, babalarımızı, eşlerimizi ve bedenlerimizi...

 

Çünkü bizler çok iyi biliyoruz ki, adımız, kokumuz, yaşımız ne olursa olsun, hangi kültürden, dinden, etnik kökenden olursak olalım, yaşadığımız sorunlar, acılar, dökülen gözyaşları aynı. Bizim rızamız alınmadan yazılan ve bize dayatılan roller aynı.

 

- Dünyada yoksulluk her geçen yıl daha da artıyor ve kadınlaşıyor; açlık sınırının altında yaşayanların yüzde 70"i kadın.

 

- Birçoğumuzun, bırakın bir meslek sahibi olmasını, okuma-yazması dahi yok. Meslek sahibi olanlarımızsa, ucuz emek cenneti olarak görüldükleri gibi, ya hiç bir sosyal güvencesi olmayan geri iş kollarında ya da yedek iş gücü olarak çalıştırılıyor.

 

- Ekonomik krizlerin bedeli emekçilere, ama en ağırı da kadınlara ödettiriliyor. Kriz bahanesiyle işten ilk çıkarılanlar kadınlar oluyor. Bu da her geçen gün daha fazla kadının sosyal yaşamdan koparılması ve eve hapsedilmesi anlamına geliyor.

 

- İslamda yeri olmamasına rağmen, gerici geleneklerin dayatmasıyla milyonlarca kadın sünnet ediliyor. İlkel aletlerle ve her türlü hijyenden yoksun ortamlarda yapılan bu sünnetlerde birçok kadın hayatını kaybediyor. Kalan „şanslılar“ ise sakat kalıyor. Neden? Çünkü evlenmek için erkekler, sünnetli kadınları tercih ediyor.

 

- Hâlâ „namus“ adı altında kadınlar ya katlediliyor ya da intihar etmeye zorlanıyor.

 

- Hâlâ şiddet, okullarda ve evde eğitim aracı olarak kullanılıyor. Şiddeti içselleştiren erkek egemen anlayış, bazen 7 aylık bir bebeğe, bazense 70 yaşındaki bir kadına, onu uygulamakta hiçbir sakınca görmüyor. Çünkü kadına şiddet uygulayanlar yargı tarafından „kollanıyor“ ve hak ettikleri cezalara çarptırılmıyorlar. Yani şiddet bizzat devler tarafından korunuyor ve yaygınlaştırılıyor.

 

- Her geçen gün yüzlerce kadın, tecavüze uğruyor, „babasına, kocasına karşı gelmek“ ya da „bir erkeğin aşkına karşılık vermemek“ gerekçesiyle öldürülüyor, şiddete maruz kalıyor.

 

Taciz edilen KADIN, şiddete, tecavüze uğrayan KADIN, öldürülen KADIN, dışlanan, hakaret gören, itilen-horlanan, her türlü kötü muameleya maruz kalan, KADIN. Nereye kadar....

 

Buna DUR demek, kendi kaderimizi kendimiz belirlemek, geleceğimiz ve bedenlerimiz üzerinde kendimiz söz sahibi olmak istiyoruz.

 

Bizler Kürt kadınları olarak, bize bir kader gibi sunulan tüm bu baskıları şiddetle kınıyor ve tüm kadınları örgütleri aracılığıyla bu dayatmalara karşı çıkmaya çağırıyoruz. Çünkü çok iyi biliyoruz ki, savaşsız, şiddetsiz, sömürüsüz bir dünyayı ancak kendi ellerimizle inşa edebiliriz.”

 

Yaşasın Kürt kadınlarının örgütlü mücadelesi!


Yaşasın 8 Mart!

 

 

 

ETİKETLER :
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer DÜNYA haberleri
Köşe Yazarları
 ‹ 
 › 
E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Anket
Sitemizin Yeni Tasarımı Nasıl?
Kötü
İyi
Denge Agiri Haber Sitesi
© Copyright 2013 Dengê Agirî. Tüm hakları saklıdır. Bu site Gazi SOFT haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
MALPER
Dengê Azad
Roja Welat
MALPER
Evrensel
Bianet
MALPER
KurdistanMedia
Radyo
MALPER
Xendan
BasNews
MALPER
Herema Ararat
Rojeva Kurd
Haberler Son Dakika Haberleri Haber Siteleri Haberler Son Dakika Haberleri Haber Siteleri